11 Nisan 2010 Pazar
dolaylı özür
telefona yetişti soluk soluğa. alo diyen eltisiydi evdemisin, sana gelmek istiyorum biraz. tamam dedi kadın, evdeyim ,buyur gel. beş altı dakika geçmeden kapının zili çalıyordu. eltısiydi paltosunu çıkarmadan koltuğa ilişti. hoş geldin dedi kadın kırgındı eltisine ama şimdi evine gelmişti. surat asıp konuşmazsa, kendisi hata yapmış olacaktı.. belliki pişman olmuştu . çekingen bir tavırla konuşuyordu .kadın bir taraftan mutfak tezgahını temizliyor, onunla gözgöze gelmemeye çalışıyordu. herşeyi unutamam ama güleryüzlü olmalıyım diye içinden geçirdi . hiç bir şey yokmuş gibi eskiden olduğu gibi sıradan şeylerden konuşuyorlardı. keşke olduğu gibi herşeyi konuşabilsek, yalansın riyasız ikiyüzlülük etmeden anlatabilsek duygularımızı birbirimize. o beni üzmek istemediğini bana karşı yapmış olduğu haksızlıktan dolayı moralinin bozulduğunu üzgün olduğunu belirtse, bende içimden gelmese bile önemli değil diye karşılık verebilsem diye düşünürken, eltisi gitmek için kalktı haydi hoşçakal dedi çıktı gitti ne olmuştu şimdi. kendisinden özür mü dilemişti her zaman böyle yapıyordu zaten hep bağırıyor kırıyordu kendisini. sonra anlıyordu tabi hata yaptığını böyle geliyor yarım yamalak emaneten beş on dakika oturup herşeyi bitiriyordu kendi aklınca. bir kere bile dememişti ki kardeşim ben sinirli biriyim istemeden yapıyorum diyebilseydi eltisi kendisine daha bir huzurlu günler geçireceklerdi birlikte
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder